İbrahim KARAHAN Kişisel İnternet Sitesi

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

SARI GELİN ROMANI

Yollar onların evi oldu…

Gazeteci İbrahim Karahan, buzlu ve karlı coğrafyada gözden ırakta kalmış bir konuyu kaleme aldı; Anadolu Muhacirleri. Kitapta 93 Harbi ve Sarıkamış faciasından sonrasında topraklarından kopan insanların hikâyeleri “Sarı Gelin” olarak bilinen Alis’in odağında anlatılıyor. Paraf Yayınları arasında çıkan roman, “Doğudan battı güneş / Hazin bir göç hikâyesi” alt başlıklarını taşıyor.

İbrahim Karahan, kitabı için şunları söylüyor:

“93 Harbi ve Sarıkamış faciası sonrasında topraklarından koparak ıssız, karanlık ve bir o kadar da upuzun zaman,  zaman zaman tozlu, zaman zaman da buz tutmuş yollara düşen muhacirler, kâbus dolu günler yaşadılar. Kitaba konu olan Sarı Gelin, Ermeni kızı Alis de, bu dönüşü olmayan yola giren muhacirler arasında yerini alacaktı. O, bir Türk aileye gelin gitmişti ancak, kısa müddet sonra asker olan eşi Yağızoğlan, Van’da, çetecilerin bir cephaneliği havaya uçurmasıyla hayatını kaybedecekti. Genç yaşta dul kalan Alis’i ve ailesini artık çok zor günler bekliyordu… Yani, hastalık, açlık, sefalek, dondurucu soğuk ve en tehlikelisi gözü dönmüş eşkıyalar…

İngiltere, ABD, Fransa, Almanya ve Rusya arasındaki tükenmez “Kafkas” hayali yüzünden çıkan kapışmaya sahne olan Anadolu topraklarında çıkan isyanlar ve kargaşa yöre insanı Türklerin, Ermenilerin, Kürtlerin, Çerkezlerin kısacası bütün herkesin hayatını altüst edecekti.

Ermenilerin 1915 nisanındaki zorunlu göçü sonrası, topraklarından kopma sırası Anadolu muhacirlerine gelmişti. Değerli eşyalarının, paralarının bir miktarını evlerinin gizli bölmelerine, duvar deliklerine saklayan muhacirler, bir miktarını da yolda koşacakları atların, öküzlerin boyunlarına saklamayı tercih etmişlerdi.

Rus Çarlığı tarafından “devlet kurma” vaadiyle kandırılan Ermeni çetecilerinin tacizleri ve tehditleri sonucu Alis’in babası Artin Efendi ve annesi Meryem Hanım, Erzurum Hasankale’den göçmeye karar verirler. Çünkü, onlar Ruslarla birlikte hareket etmek yerine tarafsız kalmayı tercih etmişlerdi. Hem suçları affedilir gibi değildi. Çünkü, Türk aileye kız vermişlerdi!

Nihayet soğuk bir kış günü, Kafkaslara göç etmek için yola çıkarlar. Amaçları, kendilerini tanımayan Rus ordusunun arasından sızarak akrabalarının bulunduğu Kafkas topraklarına sağsalim ulaşmaktı. Ancak, iliklerine kadar hissedecekleri “ölüm korkusu” bile onları kurtaramayacaktı. Yolda karşılaştıkları Rus ordusu arasında bulunan çetecilerin, onların birer Türk dostu Ermeni çift olduğunu anlaması uzun zaman almayacaktı. Bu da karı-kocanın felaketine sebep olacaktı. Yaşlı karı koca silahla vurularak öldürülür.

Anne ve babasının öldürüldüğünden haberis Alis, kayınpederi İtibar Ağa ve kayınvalidesi Mühide Hanım ile kızı Goncagül ile yollara düşer…

Onların istikameti ise batıdır… Yani Sivas, Tokat ve Kayseri…Ordu kademesindeki hatalar silsilesi, acemilikler, kin ve nefret duyguları buna ilaveten çetin coğrafya yöre insanlarının alın yazısını olumsuz şekilde değiştirecekti.

Kitap dostlarıyla kültür yürüyüşümüz devam ediyor... @ İbrahim KARAHAN